5 dakika okuma süresi

Dünya hızla değişiyor, 2030 yılı için fütüristler ve global danışmanlık şirketleri pek çok farklı senaryo önümüze koyuyor. Bazı senaryolar daha iyimserken, bazıları dijitalleşen dünyada insanın yerini makinelerin, yapay zekaların alacağı yönünde fikirler ortaya atıyor.

Hepimiz dünyanın daha yaşanabilir, daha güzel bir yer olmasını istiyoruz. Önümüzdeki 12 yıllık sürede aslında buna katkı sağlamak bizlerin elinde.

25 Eylül 2015 tarihinde Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu tarihi bir gün yaşadı. BM üyesi 191 ülke dünyada insanların eşit haklara sahip olduğu, herkesin insan onuruna yakışır şartlarda yaşam sürmesi, açlığın ve fakirliğin sonlandırılması, sağlık haklarının sağlanması, yaşadığımız bu gezegenin kaynaklarının korunması ve sürdürülebilir şekilde kullanılması, iklim değişimlerinin önüne geçilmesi, tüm dünya toplumlarının ekonomik, sosyal ve teknolojik gelişimden yararlanabilmesi ve dünyada barışın sağlanması için 2030 yılı Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerini kabul etti. 17 alanda toplam 169 hedef bulunuyor.

Açlığın ve fakirliğin sonlandırılması, sağlıklı bireyler, kaliteli eğitim, cinsiyet eşitliği, temiz enerj, temiz su kaynakları ve sıhhi koşullar, iklim eylemi, hedeflerden bazıları. Katılımcı ülke devletleri 2030 yılında hedeflere ulaşma yolunda, kendi devlet politikalarında bu maddelere yer veriyor ve orta vadeli programlarının içine alıyorken aynı zamanda özel sektör ve sivil toplum da üzerine düşeni yapmak için pek çok çalışma yapıyor. Bu hedefler sadece devletlerin tek başına ulaşmak için çabalayacağı hedefler değil. Ancak dünyada kolektif bir zihin oluşturarak hem kurumlar hem bireyler olarak hep birlikte hareket edebilirsek bu hedefler anlamlı ve ulaşılabilir olacak.

Özel sektörde pek çok global şirket, Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerini gelişim ajandalarının bir parçası haline getiriyor. Coca Cola, Google, IBM, Ericsson, P&G, Nestle, Microsoft ve pek çok global şirket, çalışanları, müşterileri, yatırımcıları ve diğer paydaşlarını göz önüne alarak öncelik alanlarına göre belirledikleri hedefte kendi ajandalarını, projelerini oluşturuyorlar. Şirketlerin bu hedeflere sağlayacağı katkı sadece hedeflerin başarılması konusunda değil, şirketlerin değişen dünyaya adapte olma süreçlerinde üretimden, hizmete, tedarik zincirinden, satış sonrası servise, reklam, pazarlama faaliyetlerinden, hesap verebilirliğe kadar her alanda davranış ve yöntem değişikliğine gitmesini sağlıyor. Bu hedefler sadece hayırseverlik, kurumsal sosyal sorumluluk kapsamında değerlendirilmeyip, gelecek nesillere daha iyi bir dünya mirası bırakabilmek, yaşamı değerli ve sürdürülebilir hale getirmek vizyonu ile ele alınıyor.

Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri özel sektör için aynı zamanda yeni iş alanları ve pazarlar demek, Business and Sustainable Development Commission raporuna göre, bu hedeflerin gerçekleşmesinin dünya ekonomisinde dört ana alanda; gıda ve tarım, sağlık, enerji ve doğal kaynaklar, şehircilik; yıllık 12 trilyon ABD doları değerinde fırsat yaratacağı, ve bu büyümenin çoğunluğunun gelişmekte olan ülkelerde olmak üzere 380 milyon yeni iş olanağı getireceği öngörülüyor. Sadece cinsiyet eşitliği hedefi altında tek bir alt hedefin gerçekleşmesinin dünya milli gelirine 2025 yılına kadar 28 trilyon ABD doları katkı yapacağı düşünülüyor.

Sürdürülebilirlik şirketlere itibar ve güven kazandırırken, daha fazla müşteriye, yatırımcıya, insan kaynağına ulaşmalarını sağlıyor. Bu sebeple dünyada sürdürülebilir kalkınmaya katkı sağlayan şirketlerin büyüme hızı ve kârlılığı da artıyor.

Yukarıda bahsedilen Better Business Better World raporuna göre şirketlerin sürdürülebilir kalkınmaya liderlik edebilmesi için izlemesi gereken altı aksiyon belirlenmiş:

Doğru büyüme stratejisi olarak Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerini destekleyin
Şirket stratejilerine Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerini dahil edin
Sektördeki diğer şirketlerle işbirliği yaparak dünyada yaşanan dönüşümü sürdürülebilir pazarlara ulaştırın
Devlet, sivil toplum ve regülatörlerle işbirliği yaparak doğal kaynakların şeffaf bir şekilde maliyetlendirilmesi ve insan kaynaklarının hak ettiği ücretlendirmenin yapılmasını sağlayın
Uzun vadeli sürdürülebilir yatırımların yapılabilmesi için finansal sistemi zorlayın
Sosyal güveni inşa edin.
Değişen dünyaya adapte olabilmek için tüm özel sektör şirketleri er ya da geç sürdürülebilir üretim ve kalkınmanın bir parçası olacak. Mevcut ekonomik modeller artık dünyanın ihtiyaçlarını karşılamaya yetmezken, sektörlerin ve küresel ekonominin büyümesi ancak sürdürülebilir kalkınma ile mümkün. Better Business Better World raporuna göre, buna öncelik eden şirketler, kaynak kullanımını ve insan kaynakları yönetimini adapte edebilenler, sürdürülebilirlik alanında diğerlerine göre 5-15 yıl daha avantajlı konuma gelecekler.

Böyle bir dönemde, bilinçli, mindful liderlik her zamankinden daha fazla önem kazanmış durumda. Kendinin ve diğerlerinin farkında olan, diğerleri için mevcut olabilen, empati ile düşünebilen liderler hem kendi organizasyonlarının, hem de müşterileri ve diğer paydaşların ihtiyaçları için doğru ve hızlı kararlar alarak, hızlı uygulamaya geçme becerilerine sahip olabilir.

Dünyada gerçek insan temasına, birbirimiz için var olmaya en çok ihtiyaç duyduğumuz dönemdeyiz. Geleceği şekillendirecek şirketlerin liderlerini geleneksel yaklaşımlardan en çok ayıran şey işte bu olacak. Daha iyi bir dünya hepimiz için mümkün, bu dünyayı yaratmak bizlerin elinde. Sürdürülebilir Kalkınma hedefleri yolunda, şirketlerimizde birbiri için mevcut, işbirliği ile hareket eden mindful liderler ile özel sektör, Birleşmiş Milletlerin sunduğu bu inisiyatifin öncülüğünü üstlenebilir.

Share This